Turkey's Crackdown on Journalists: The Most Dangerous Country for Press Freedom

Turkey's Crackdown on Journalists: The Most Dangerous Country for Press Freedom

A Dutch journalist explores the dangers of reporting in Turkey, where President Erdogan's government suppresses critical journalism through legal threats, surveillance, and imprisonment. Colleagues face isolation and fear, illustrating the high price of speaking truth to power.

Is This The Most Dangerous Country To Report Truth?. | Transcript:

I have always wanted to be a journalist, ever since I was a child. I wanted to hold those in power accountable and expose their lies. To be the guardian of democracy. But my profession isn't that heroic. At least not in the Netherlands, where there is a functioning democracy and a rule of law. In our country, freedom of the press is so self-evident that you hardly wonder why it is so important. That is why I want to go to the countries where journalists make a difference. Those are countries where power cannot be controlled. There, journalists are a crowbar against dictatorship and injustice. Where they fight for the truth, their pens become value. In those countries, they are sometimes in great danger

because they are usually on their own. Like in Turkey, where journalists are the enemy of an angry president. My love for journalism began with this book by Oriana Valacii. She was a journalist who dared to critically challenge the most powerful people in this world. She was my great role model. I was really very happy when I had this book. I was actually already very interested because I simply found a beautiful woman. That is apparently something you pay attention to when you are young. Because I had a slightly different idea of journalists, after all. A bit of a school-style look, baggy sweaters, shacks, and, uh, unkempt. So I was already intrigued by what she looked like,

and when I read it, uh, she was actually my hero I consider it my duty to warn the reader that to the same extent that I do not understand power, I do understand the one who fights power, who criticizes power, who challenges power, and especially the one who rises up against power imposed by brute force. I think that at some point I distanced myself from the idea that, um, it should have been or must be my duty as a journalist. that I went in a different direction in journalism. So started practicing less heavy journalism, so to speak. I did do it in Turkey. This is why I became a journalist. Controlling power in Turkey.

I did that as a correspondent for four years. What made those years so fantastic was that there is so much power to control in Turkey That time is now behind me. But in today's Turkey, President Erdogan's government seems to have had enough of critical journalists. He fights back, and hard. I want to know the state of press freedom in my parents' homeland. I return to Istanbul and am met there by my niece. Ama bayağı köt hep öerler alıyoruz Holland'da bu tutuklandı. Burasına baskın yapıldı. Çok kötü artık daha da kötü ya. İstədiyimi konuşamıyorum istədiyim dilə gətirəm ya.

Her şey çok değişti mesela şu anda da diqqət etmə gəktirdini düşün Twitterda çok aktifimdir. Çok rahattık birkaç sene öncə ama geziden sonra özellikle her şeyi yazamiyoruz. Çünkü bir sosyal medya ekibi var Erdoğan'ın. Sürekli böyle 24 saat internet başındalar ve ıpdən yakaladıkları gibi alıyorlar. Evet. O kadar insanı takip ediyorlar. Bu saatten sonra kötü gider kötü gidiyor. And karışık zamanında geldiniz Türkiye. I find it hard to believe what Usge says. Turkey has always been like that, I think. Journalists were always imprisoned and sometimes even murdered.

I remember interviewing the Armenian-Turkish journalist Ran Dink. Three months later, he lay shot dead in the street. Sarsıntı yaratılması aslında cumhuriyette bir sarsıntı yaratılmasıdır. Ülkede bir sarsıntı yaratılmasıdır. Öyle algılıyorlar. Inkeni the large number here. His murder shocked the world, but strangely enough, something beautiful. Tens of Turks expressed their support for the Armenian journalist. I saw that as something hopeful. The people stood up for free speech. But what remains of that hope today?

I have an appointment with a friend of my niece first. He works as a journalist at the Huri Turkish newspaper. As I walk onto the grounds, there is police everywhere. Because this happened here a week ago A few hundred angry protesters then stormed this same building. They were angry about the headline of a newspaper article. And they were led by a member of parliament from the AKPTij, President Erdogan's party. I am told that another such attack could occur today. The atmosphere is a bit tense. The man I arranged to meet is named Tunjer. He works here as a desk editor. He is waiting for me in the lobby.

Polis filə muf gazeteciliğimizden dolayı bize tavırlı olan bazı grupların saldırıları altındayız. O yüzden sağ olsun emniyet birimlerimiz, kendi güvenliğimiz işte bizim can ve mal güvenliğimizi korumak gayesiyle böyle tedbir alıyorlar. Şu an iki kez saldırıya uğradı çünkü Hürriyet Gazetesi işte birkaç gün öncesine kadar buradaki camlar falan buralar hep kırık döküldü. Kim yönlendiriyor bunları? Yani emir bir yer nereden geliyor? Tabii yükseklerden geliyor. En tepedeki adamdan geliyor. Öyle söyleyelim size. Yukarıdan derkən kim oluyor bunlar? E kim olabilir? Am isim verməyim ama siz tahmin edebilirsiniz yani. Yəni Erdoğan AK Parti yani am bir şey söylemeyeyim yani söylersem bu

tamamenə bir benim açımdan iyi olmaz. Polise güveniniz var mı? Çok zor soru soruyunuz. Him the polisler buradaykə neredelər? Hepsi buradalar. Ok içeride devam edelim o zaman. Sağ olun. Teşəkkür ederim. Kusura bakmak biraz olsun. Sizin için də eğlence olmuşturdur. Bir ortalığı şeyi çəkin.

saldırıları geçəndə bu iki baskı olmuş. Onları yazdınız mı? Yazabiliyor musunuz? Tabii manşet yaptı. Kendi bizim gazeteyə yapılan saldırılarda bahsediyorsunuz. Evet. Onlar var mı burada? Bakabilir miyim? Tab nerd? O gazeteler beləki elimizi şuradan aşə göstəz tamam aş ya aslında diyorum hani bunu haber yapabiliyorsanız manşet yapabiliyorsanız bir şəkildə korkar gazilik yapamazsınız devam ediyoruz yəni mesleğin geği bu yapmak zorunda olduğunuz bir şey o zaman yatmayacaksınız başka market işləcəksiniz the tough language of his editor makes him feel a little more at ease enough in any case to tell me how the government has gained

control over the editorial staff in recent years Geç bakan Ertuğrul bizim gazetecilerimizden işte deneyimli abilerimizden Arif abi gibi onlar işte bakıyorlar okuyor yazarların özellikle yazılarını diyor ki bu bölüm bizim için tehlike oluşturur. Him yazan için tehlike oluşturur him gazete için tehlike oluşturur. Ne yapıyoruz? Otosansür uyguluyoruz kendimiz. Neden uyguluyoruz? Yukarıdan gelen direktiflerden dolayı uyguluyoruz. Çünkü adam istemiyor, muhalefet istemiyor. Ama böyle karşı çıkan ben boyun eğmem diyenler de var mı aranızda? var ama artık aramızda değillər. gönderirdi. Tabi işten çıkaran kim oluyor? İşi bırakacaksın. Çıkarıyorum seni diyen kim? Cumhurbaşkanı diyor ki, "Maşını ödediğin adam benim hakkımda böyle şeyler yazıyor ve sen bana

müsade ediyorsun. adı kovacaksın diyor. Tunger's story baffles me. But Erdogan is using another weapon to silence newspapers cords. He takes the owners and the investors through the taxes O da tabii ne yapıyor? Hukuki zeminde hakkını aramaya başlıyor. Diyor ki benim böyle bir vergi borcum yok. Ney dayanarak çıkarıyorsun bunu? Korkunç rakamları yani mesela 5 milyar dolarlardan bahsediyoruz. Çıkartılan borc mahkemedə hakkını arayamaz mısınız? Arıyor ve böyle bir borc olmadığını da Türkiye'de mahkemeler Hollanda'daki gibi böyle bir ayda falan bitmiyor. 10 senedə falan bitiyor. Hey.

Arkadaşlarınıza güvenebiliyor musunuz? İş arkadaşlarınıza hani yine yanlısı ol məsələsi o varmı aralarında? Var tabii ama yəni anlatan konuşan hani daha çok fotografie şöyle tabii ki var. Onları yaşıyoruz zaman geçekten nasıl kabul ediliyor bu? İşte amcam telefon açıyor. Bu burada çalışacak diyor. Böyle bir sürü arkadaşınız var burada. Benim değil arkadaşım ama var. Ama siz mesela yanlış onun gözünde yanlış bir makaleyle uğraşırken, bir röportajla uğraşırken sizin yaptıklarınızı bir telefonla oraya bildirebiliyor mu? Bildiriyor. Telefonlarımız sürekli dinleniyor. Bildiri tabii. Çok kötü bir şey. Nasıl bu mesleği hala yap?

I leave with a feeling. It is quite something when you can no longer trust your own colleagues I understand now why Tunja seemed so scared. It is the fear that you could lose your job at any moment. There are so many journalists to whom that has happened, and not the least of them. Mustafa Hos was a journalist for 28 years. He was editor-in-chief at NTV, a commercial news channel. Until he heard from the management was told to change a news item because Erdogan wanted him to. He refused and was fired. And in Turkey this means that you are completely alone. Sanki işten çıkan birisi uçurumdan yuvarlanıp yok olmuş

gibi hale geliyor. Bir daha ondan hiç aranmıyor, sormuyor. Bir anda yok ediliyorsunuz. zaman sıçraması gibi başka bir boyuta geçmiş eee haline geliyor. Var olanlar da bunu gördüğü için sesini çıkarmıyor. Niye? Çünkü başına heleceğini biliyor. Destek vermiyor. Evet. Destek vermiyor. Mustafa was abandoned colleagues, but he has never regretted his resistance to being censored. Ona müdağiniz zaman ya da izin verdiğiniz zaman işte bugünkü durumda burada yine yönetici olurdum. Bütün bu Türkiye'de olan bitenin bir eee suç olan herə şeyin bir parçası olurdu bu. Onu kabul etmiş olurum. Çok büyük bir karar. Türkiyede özellikle işsizkalkak bayağı iş ağır bir seçenek. Evet öyle ama başka seçenek calmıyor. Ya işinizi yapacak

yapmaya çalışan bir gazetec olarak kalırsınız ya da biat etmiş iktidarın her islerini yerine getiren bir pyona dönüşürsünüz. O gazetecilik değil. Yani ikisi arasında bir seçenek başka bir seçenek yok. I have no trouble finding fired journalists inanbul. The city is full of them. Mew is another one. I met her in Gizepark. That is the place where three years ago thousands of demonstrators demonstrated against Erdogan's power politics. But that was herdik olacağı belli then. Böyle olacağı 3 sene öncesinde de belliydi. Geziyab yapılan yayınlarda artık iyice ortaya çıktı. Şu anda gelinen noktada da bundan sonra ancak daha kötü olur. Herkes tek bütün ayrık otları Hı. Yani iktidarın

istediği yönde yayın yapmayan herkes eee bu sistemden dışarı atılacak ama cumhurbaşkanı hakaret ve bir takım davalarla ama işten atılarak ama hedef gösterilerek ama korkutularak durum bu. İlerləmemesi için kötüleşmemesi için neler yapılabilir? Zor I am completely unfamiliar with the despair I see now. In my time, Turkey was actually the land of hope. I often spoke about that with my colleague Erdal. Wow, you're grey now. Thank you. How nice, man. We looked alike, too. He is a Dutch Turk. He was a correspondent too. And just like me, he was also full of ideals. I'm just about to run into him, because he is about to return to Turkey for good.

But where did you stop then? Well, it was very nice to be in Turkey for a very long time, but my great love for this country is over, and that has to do with the political developments. For a very long time, I thought I was writing this country into the European Union. Yes, I said that quite often as a joke. And I don't feel like writing this country into fascism right now. So I don't feel like it. And for my children, it is also better to. to, uh, yes, to go to Europe in these times. They always said to me: "If Turkey doesn't get into the EU, then that's your fault." Do because of the pieces that I, uh, I pursued bad pieces.

Yes, but at what time did I leave here? 2007, 2008. Yes. And then things did start going in the wrong direction a bit. But I remember you saying to me back then: "When I said I was going back to the Netherlands, you said so weakly." Yes. And you were still completely full of Turkey and, uh, still totally saw it coming No. Yes, that is perhaps why I also feel, uh, extra betrayed by, uh, by the AKP and, uh, Erdogan, because for a very long time they kept up the pretense that they were, uh, doing their best to get Turkey to join the European Union. Hm. And, uh, as soon as they had enough power, things went in a completely different direction. And you really feel personally, uh, uh,

betrayed too, and that the people there don't, uh, have a problem with that and that Everything changes so fast here. My uh children have been so unhappy here at school because of the mandatory religious lessons and all the school principals who were from the support base of the AK Party. And yes, so I felt that uh that I couldn't do that to my children, uh, not to bring them to the Netherlands. Beş buə bir falsaqızı varmı? pek satmıyorlar artık deim la ookar eronders yeah I've been here for about four days or so and really not a day goes by that it is n't about journalists who have been intimidated, fired, arrested. Um, you really notice

the tense atmosphere. I think when I worked here, uh 2003-4 when, uh, Erdogan had just come to power. Yes, then you can't say that it was real press freedom back then, but like it is now. But I said in the beginning to my uh niece and, uh, well, former colleagues here. Well, uh, we are on a Uh, good, or actually I should say bad timing, but it is circular itself. But uh, um, like, yeah, because by coincidence all sorts of things are happening. The newspapers are absolutely full of it every day. And she says: "Yeah, that's no coincidence at all." " Uh, that's just how it goes." Another factor is that people have become very, uh, disillusioned because they say: "Nothing has changed." And we

demonstrated for days, even weeks, raised our voices for the first time on those barricades. What happened? Nothing. Absolutely nothing. It's Erdogan, Coling the Shs again. And yet, in Turkey, hope never completely disappears. Despite all the measures to muzzle the press, there are still journalists who dare to say anything and seem to be afraid of nothing. Those are the people I want to meet. My absolute heroes are the cartoonists of Leman. They have a secretive headquarters and they always work at night. They also have a secret weapon. Namely, they are financially independent. So their financiers cannot be intimidated by Erdogan.

Merhaba sıim sıcak bizim gündemimiz sıcak. Herə şeyimiz sıcak sıkışıyor. Am the şeylə bakıyordum da gündem esiləine. Ya bu dava kağıdı sizinle birlkeek geldi işte hoş geldi. Yeni elimize geçti. It's time to get started with your kapakla ilgili bir soruşturma. Diyor ki benden bana gel sahibimi bildir ben bun dava açacağım diyor. Anlatabilyor mu? Çünkü o zanın yani o kısaltılmış adamın kim olduğunu bilmiyor. Bu şu anda dava açmak üzere kimlik tespitini istiyor. Benden bunu bildir diyor bana çağır şüpheli olarak. Şimdi benə de oraya gideceğim ya o kişi benim diyeceğim. Y kendimi itibar etmiş olacağım çağrılıyorum yani burada da işte görüyorsunuz. gəlmediğim takdirde zorla polis zoruyla getirileceğimi söylüyor.

Merhaba bir araya gelip eee bu çizime karar verdik. eee bu fikri bulduk diyorsunuz ya böyle konuşulduğunda toplantı anında eee böyle yaparsak sorun yaşarız başımız belaya girer diye öne birbirinizi uyarıyor musunuz veya tabii ki canım yani kesinlikle wonen ilk gündem maddemiz oluyor ilk konuşma şeyimiz oluyor ya birbirimize söylediğimiz ilk şey bu böyle bir şey mesela bunda özellikle Tuncay çok şey yaptı yani bunu düzeltmek hani davadan kaçmak çünkü bunu Erdoğanın kör körüklediğini düşünüyorduk biz. Çok üzerinde konuştuk onu yaptık, bunu yaptık ama yine kurtaramadık kendini. Şu hani bu kapağı yaparken hani başımıza bir şey Geleceğini hissettik aslında.

Sonradan öyle bir pişmanlıq olmadı. Çabuk karar verdik diy asla pişman olmayız. Hani bir dava açıldı diye pişman olmayız were sitting. Konuda çok deneyimliyiz. yüzlerce dava dikkatli olalım işte dergiyi kapatırlar gibi bir korku veya hapise atarlar gibi bir korku yok mu cəza? Ya yok çünkü yani bu iş korkarak yapılabilecek bir iş deil yani. Yani öyleyse hiç yapmayacaksınız. Onun için yani bu sonuna kadar işte başınıza ne gecekse bunu göze alarak yapmak durumundasınız. Yəni ya sınırlarınız var mı şimdi yoksa otosansür? Yani otosansür yapıyor musunuz? yapmıyoruz. yapmuz tehdit bol Facebook sayfalarına gir

bizim gör oku al işte bana benim kişisel sayfamda neler daha yazmışlar iyi di orospu çocuğu diyor iyi olmuş sana dava açmışlar diyor mesela arkadaş yazmış göstərim yani teid ve baskı da bu işin bir parçası ya dönəm çoğalır mə işə yaptığınız o haftaki yaptığınız şeye gore mesela kapağa gore falan bosses y inanılmaz olur mesela bizim sekreterimiz ağlıyor hüngür ağladığı phalan oluyor yani o gelə telefonlardan falan yani kadın şey yapamıyor karşılayamıyor dayanamıyor gibi şeyler oluyor bazə özləmiş Leman warmen. What makes the cartoonists of Leman so brave is that it is a criminal offense in Turkey to insult the president. You can get a prison sentence of one to four years for it.

Since Erdogan became president in 2014, nearly 2,000 people have been charged for this. It surprises me that so many people still dare to criticize the president. The next day I met up with my niece Usge again. She sees me in a world where Erdogan is freely ridiculed by millions of people. It is the Turkish world of Twitter. This video is insanely popular. It looks like it has been edited, but that is not the case. Erdogan had just lost his voice

Oh. Koltuktan düşme. Am zahtim ki gençler bunun sesini çevirdi. İnternə qoydu artıq durə varmısın sən televizyonu yanlış açmışım demedin mi? Repeated televizyon duymuştum sesi kısık Erdoğan falan Twitterda gelmişti şey böyle herkes atıordu. Bence Erdoğan'ın şanssızlığı sosyal medya oldu. Biraz sosyal medya. Evet. Yoksa hangisine çok iyiydi diyebiliriz? Erdoğan'ın bu kadar sert çıkışması bir şekilde doğal değil mi? Hani medya bu kadar eee hakaret etmesi, bu kadar sert bir şekilde yazmasıan dolayı bu kadar eee sert o zaman başına geliyoruz. Konuştuğumuzun basın özgürlüğü yok diyoruz. Erdoğan'a çok sert şekilde müdahale edebiliyoruz.

Yazabiliyoruz, çizebiliyoruz. Am kendi adıma kitabımda bile belki i cümle gülüyorum yani bahsedip ama bir şil provokasyon yaptıkları için mi bu kadar medyaya sert çıkışıyor baskı yapıyor tabii ki yani o da kemikten Erdogan is the point of satire and ridicule and that is seen as an act of resistance against his advancing power, but how does that sit with millions of Turks who support him and vote for him. I am going to a traditional neighborhood in Istanbul where people actually love Erdogan. Sizcə ama bunkar edilmişse cəza alması lazım. Sonuçta bir tüm toplumu temsil ediyor. Buna saygı göstermeler lazım. Erdoğana karşı yazılanları kınıyor musunuz?

Ben kınıyorum. Siz ni sonuçta cumhurbaşkanı yəni saygı gösterilmesi redactie. Biraz basının özgürlüğü kısıklansa iyi mi olur diyorsunuz? İyi olur biraz fazla. Onlar da bazı gidiyorlar. Ama şey doğru deil yani bası olduğuna inanmıyorum. Gazəcilə baskı olduğuna inanmıyorsunuz. Şu anda gördüğüm kadarıyla yəni çok ahlaksızca bu işi yapanlar da var. Yəni y kim olsa cumhurbaşkanı kimse hakar edemez bir ülkede bir ülkenin cumhurbaşkanına hata de yanlış yapsa ona hakaret yapma hakkı yok. Ama Türkiye'de basın özgürlüğü var mı sense? Şu kadarı söyleyim.

Twitterda ve ben çok karşılaşıyorum. Bu eee yani ağzı alınmayacak şekilde hakaret edenler var, şunlar var. Hani çok eee ünlü olurdu ve hani bilinen kişilerdir. Yani ben özgürlük olmadığını düşünmüyorum. Ben de açıkçası istediğimi söyleyebiliyorum herkes hakkında herkes söyleyebiliyorsa bu özgürlük You can say anything as a journalist, but I know by now that you pay a high price for it. And Erdogan feels supported by the people while he cracks down on the critical press. I am at Birgun, and that is perhaps the most critical newspaper you can find. While I wait for the editor-in-chief, I see that people are drafting an article about something that appeared in a magazine here yesterday. Dün akşam

gece saatlerinde nokta ergisi operasyon yapıldı. Ancak binada kimseyi bulamamışlar polisler. Daha sonra sabah 4 sıralarında ikinci bir operasyon yapıldı. Bu öğlen saatlerinde yazı işleri müdürü gözaltına alındı. Operasyonu yapıldı derken polis baskı polis baskını binaya girdi. Nokta dergisinin Şük Erdoğan'ın şehit cenazesi ölen askerin cenazesi sonrasında sayfi çektirdiği görüntüsüz. Nokta dergisi şöyle bir açıklama yaptı. İnsanlar eee keyif duydukları anlarda selfie çekerler. Cumhurbaşkanı da bir cenaze töreninde eee şehit olmaktan mutluluk duyulmasına dair açıklamalar, mutluluk duyulması rektiğine dair açıklamalar yapmıştı. Onu itiafen sit siyasi taşlama olsun diye bu kapa akla çıktı.

Son say ikin the editor-in-chief. And he was sentenced to years in prison for insulting the president. His case is still open, but he doesn't seem afraid. Ama başka gazeteciler, başka eee meslektaşlarınız pes et pes ediyor veya işi bırakıyor veya otosansör uyguluyor. Siz nasıl böyle devam edebiliyorsunuz? Bu biraz işte burada buranın politik gelenği alakalı. Burası sosyalistlerin kurduğu bir gazete ve ama korku var mı? Onların korkularını paylaşıyor musunuz? Ya biz sonuçta hani devrimci insanlar olduğumuz için bu konularda biraz daha alışkınız diyebilirim ama sonuçta bizim de ailemiz var. Bizim de annemiz var, babamız var.

Elbette ki tedirgin oluyorlar. Bir buraya kadar devam ederim. Sınırı orada koyarım dediğiniz bir yer var mı? Bir yer yok. Yəni böyle yaş kendinize bir sınır çizdiniz mi? Nereye kadar savaşmaya devam edersiniz? Benim kişisel olarak benə sit ömrüm boyunca değerimcilik yapmayı hedfliyorum. Ama buradaki arkadaşlar açısından herkesin aynı politizasyonda olmasını bekleyemeyiz. O yüzden kazan bir misyonunuz var mı? Biz Türkiye'nin özgür, laik bağımsız bir ülke olmasını istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Bu bizim gazetecilik ayağımızı da yansıyor. Tabii ki yaptığımız gazetecilə yansıyor. O yüzden laikli ondan haberler yapıyoruz. Ya farkı göstermeye çalışıyoruz. Hollanda'da mesela ben bir eyleme katılsam gazeteci olarak eee veya

bir misyonla eee işimi yapmış olsam gazeteci olarak görünmüyorsun. Yani öyle bir kural var. Öyle bir kural da demeyeyim de beni ciddiye almazlar hani veya yazdıklarımı okumazlar, çektiklerimi ciddiye almazlar. Çünkü hani aktivist farklı, gazeteci farklı diye. Hani onların ikisi bir arada imkan ç demokrat bir ülkesiniz repeated. Bazı şeylə ihtiyacımız yok. Bizim burada ihtiyacımız var. Keşke biz de sizin gibi e modern bir ülkede yaşayabilsek de bunları tartışsak ya da İsviçre, İsveç'te yaşasak da eee farklı çevresel şeyler, kentin sorunlarını, hayvan haklarını falan daha rahat tartışabilsek. Burada da tarışıyoruz ama öyle bir baskı var ki üzerimizde ilk önce bunu bertaraf etmeye çalışıyoruz.

Bu varkə gazetecilikle yapamıyorsunuz yani kusura bakmasın. He got me thinking. These journalists will do anything to hold power accountable. They consider partisanship a Western luxury they cannot afford. Perhaps that is true. I always thought that as a journalist you weren't allowed to take a stance. As a correspondent, I was therefore always very critical of Kurdish journalists. I found them too activist. Maybe I judged them wrong, I think now. I am at a demonstration by Kurdish lawyers. They are protesting against the fighting and massacres in the east of the country. There, the Turkish state is fighting against the Kurdish PKK.

AKP işbirlikçi dediler. Oh, okay, run. Fortunately, it remains calm, but I still stay near Isan Kaat. He is a Kurdish war journalist and he is special. He continues to report on the fate of the Kurds, even though the government views this as aiding a terrorist organization. Mesela ben göz alınırsam burada gazeteci olarak yargılanmayacağım. Çünkü öyle bir hukuk yok yani beni gazeteci olarak yargılayamaz. Nasıl yargılayacaklar? Beni iş örgüt pekkılı olarak yargılayacaklar. shows me photos that he took a few days earlier made in a besieged Kurdish city. He seems unmoved. Ekmek toplayarak hayatını ya da idame ettiriyor.

En son dayanmıyor çünkü 7 gün boyunca şey var. And son çıkıyor artık dayanamıyor. This is my first dilenciim çöpte gidiyor bir şey çıkarken işte tam bak şu önki fotoğrafıydı bu. Bunu evet o adam bu öncəki fotoğrafı sonra buradan vurul və 76 yaşındaydı bu adam və devlet bunu direnişçi olarak gösterdi. Dedi ki biz 32 terörist öldürdük orada və bu adam da içindeydik. Sen mesafeli gazeteci olabiliyor musun? Objektif olmaya çalışıyor musun? Yəni evet objektif olmaya çalışıyorum. Zaman eee bosses düşünüyorum kendimi de eleştiriyorum. Duygularıma hakim olmadığım yani iç kontrolü bosses yapmakta sıkıntı yaşıyorum. Fakat bu

tamamen benim o ilk etapta tepkime yansısa bile sonra düzeltmelerimde bunu tekrar düzeltebiliyorum. Aslında hakim olamı isan has something of an activist about him, but he is very honest and tries to be as objective as possible. And that is something rare in the Turkish media landscape. There is a battle going on there where objectivity no longer fits. For instance, one evening I attend a talk show on the TV station Bugun, because they are going to discuss press freedom. The station is known for being critical of Erdogan. Hürriyet terörist, cemaat terörist, işte iş adamları terörist, türsiyat terörist, CHP terörist, Ermeni terörist, Kürt herkes terörist şu anda. Herkes Wateg, I don't find it that ridiculous.

Yet, two weeks after my visit, the police raid the place and shut down the entire TV station. The TV station is funded by the Gulen movement, and they are Erdogan's political enemies. So I wonder, is the independent voice of the press being killed here, or is the political opposition being eliminated? That is quite a difference. Turki diye burada sizin kəi meslektaşlarınız her saniye siz soru soruyorsunuz cevap alın. Tamam ama siz bana ön yargılı diyorsunuz. Hayır önün siz kabul etmiyorum. Türkiye ilişkin hiçbir şey bilmiyorsunuz. Avrup ik at the newspaper Star and it is not pleasant. Star is Erdogan's mouthpiece. I speak with a key opinion maker, Ahmed Kikic, and he manages to completely unsettle me. In his

eyes, the media fighting for press freedom are not heroes at all. They have blood on their hands. Televizionlar var. Şimdi bu medyanın niteliği nedir diye bana sorarsanız size şunu söylerim. Bu medya bugünə kadar eee Türkiye'de olan antidemokratik bütün hareketleri desteklediler. Yani Türkiye'de darbeler oldu, onu desteklediler. Türkiye'de suikastler dönemi oldu, onu desteklediler. Türkiye'de sayısı 17.000ə varantı faili meçul cinayetten bahsediliyor. Onu bile desteklediler. Kimler? Geleneksel medyadan bahsediyorum. I get an unsolicited history lesson. Many of the journalists and newspapers now being targeted by Erdogan used to support Turkey's military rulers and then the tables were turned.

Benim hakkim 100 küsur dava açıldı. Niyə dava açıldı? Söyleyim mi? Türkiye'de militarizme karşı çıktığım için açıldı. Türkiye darbelere karşı çıktığım için açıldı. Türkiye'de askerin siyasete müdahalesini itiraz ettiğim için açıldı. Am hiçbirinizi yanımda goremedim. Hiçbirinizi mahkemelerde goremedim. Hiçbirinizi, ipisini, basın enstitüsünü, gazetecileri cemiyetini goremedim yanımda. Neredesiniz size? Onlarca gazeteci idamla yargılandı. Gazeteciler öldürüldü. Bunlar da yaşandı yani bu ülkede. Yə iyi kötü son 10 senede sadece nefret objesi olarak ortaya çıkmış bir Recep Tayyip Erdoğan üzerinden biz basın özgürlüğü tartışması yapıyoruz.

Erdogan as protector of press freedom and journalists who are used as weapons by the opposition. As if everyone is playing along in the same political game of musical chairs that has played the roles for so many years turn around. It is a cispel of Cat and Mouse. I put this to Isan, but he just achieved a victory today. Mə bir daha dün sonuçlandı. Gözaltına alındım. Bir röportajdan dolayı makinelarım alındı. Bir sene verilmedi o zaman evim basılırkə, rencide edilirken sadece Kürt gazeteci olmamla ilgili bir durumdu. Böyle bir şey Türk gazetesinin başına gelmez mi diyor? Gelmiyor. Nasıl gelir biliyor musun? Şu anda Star yarın öbür gün başka bir iktidar gelir. Star ona muhalif olur və o stara yönelik

operasyon yaparsa o zaman başına gelir. Hürriyetin başına validiği gibi eskiden Hürriyete kimse dokunabiliyor muydu? Ordu, devlet ne diyorsa Hürriyet onları dile getiriyordu. Simdi ne oldu? O da azıcık bir AKP'ye ya da iktidara muhalif olduğu andan itibaren saldırıya uğradı. Bundan şunu anlıyorum. Yani buradaki gazeteciler demek ki aslında herkes bir kamptan çıkaraktan, bir ideolojiden çıkaraktan çalışıyorlar. Kurt gazetecilere geelde aktivist deniyor ama aslında burada gazetecilerle konuştukça insan farkına vuruyor. Aslında buttün gazeteciler burada aktivist bir şekilde. Evet. Həps aslında bir tarafın aktivistini yapıyor.

Onun üçün biraz en güzəl şey nə biliyor musun? Biraz daha bağımsız olabilmek. Çok ciddi söylüyorum. Türkiye'de e azından rahatsın. When I enter a quiet area of Istanbul I see him at work again. I see the fear of the Kurdish woman on her relatives in the east, where so many are dying now. I see the calm with which Isan is working, and I also see something else. How bad is it if a journalist has a political preference? The stories of suffering and injustice in Turkey must be told. Everyone I spoke to tries to do that in their own way.

They are all people of color, but often they are also people of integrity. And they all share a great love for the people in this country. Bizdikten sonra deşikliklər oldu mu? Evet evine gir bu yəni bütün hazırlıq kartları aşiv maşina objektiflə hepsi alın bilin bu normal bir hırlıq falan deyil zatə kim bun almışlar işə bütün aş mtəmələ şey y muhtəələ bu devletin bir birimi falandır yə 22 ay hapis cezası aldığınızı duyduk şöyle düşündüm hapise gerçekten girme ihtimaliniz var mı var. Evet. Çox uzun deil mi cəzası?

Evet. Ya ne yapmayı düşünüyorsunuz o zaman? Ama siz hapse girince qaz nasıl devam ed? Burada başqa arkadaşlar var onlarim. Biz görüşdükten sonra bayağı bir gerileme oldu deil mi? Oriana Vanci fought for freedom and she distrusted all those in power. She couldn't do it doesn't matter whether you are biased as a journalist, as long as you side with the oppressed. That is ultimately what I believe too. And the greater the risk you dare to take for that, the more respect you deserve.

More News Transcript